29 Kasım 2011 Salı

8.ve 9.gün / Moskova, İş'ten artan bir iki saat zaman

Aslında Pazartesi ve Salı için yazacak fazla bir şeyler yok arkadaşlar.

Sıradan müşteri ziyaretleri, adres araştırmaları vb. Hele de müşterilerimizin hemen hepsi banliyölerde olunca fazla bir yer görme imkanı olmuyor. Yalnız dün gittiğimiz bir yerin metrosunun karşısında bir elektronik çarşısı vardı. Orada, Türkiye'de 35-50 TL olan ECM CD'lerini kaça buldum dersiniz.100 ruble. Yani, 5.5 TL. evet yanlış duymadınız.Hemen 4 tane aldım. Kendimi tutmasam, bagajımda da yerim olsa çok daha fazla alırdım inanın.

Salı akşamı, işimiz akşam yedi'ye doğru bitti. Ben de,Mehmeti kibarca ekerek, otele girmeden önce,eksik kaldığını düşündüğüm bir iki yeri daha görmek için metroda yönümü ilk olarak Sportivnaya istasyonuna çevirdim. İnince Novodevichy Manastırını görmem lazım. Nazımın mezarı oranın mezarlığında. Novodevichy Manastırı zaten mezarlığı ile ünlü. İçinde Tolstoy, Şostakoviç,Prokofiev, Mayakovski,Stanislavski,Bulgakov ve Einstein'ın mezarları var. Manastır, 15.yy.da Prens III.İvan'ın Smolensk'i galiba Lehlerden geri alması şerefine yaptırdığı Katedral çevresinde büyümüş. Askeri ve Dini bir merkez olarak tarihtre yerini almış. Kırmızı duvarları ve Moskova Barok çan kulesi ile uzaktan hemen dikkat çekiyor.Zaten kale gibi. Ortada yer alan soğan kubbeler dikkat çekiyor. Bu soğan kubbeler benim alışık olmadığım bir manzara ve nerede görsem fotoğraflarını çekiyorum.Ne yazık ki; tahmin de ettiğim gibi , mezarlık kapalı. Olsun şansımı denemiş ve Nazım'a karşı da sorumluluğumu yerine getirmiş oldum.Buraya gelirken,mezarı başında ne yapacağımı uzun uzun , kara kara düşündüm.Herhalde bir çoğunuzun dabenzer şeyler düşüneceğini sezinliyorum. Fatiha okusan olmaz, yumruk sıkılı havaya kaldırıp bir slogan atsan olmaz eskilerde kaldı. Ben de diğer mezarlara yapacağımdan farklı bir şey yapmamayı, Nazım'a da ruhsal dünyama yaptığı katkılardan dolayı teşekkürlerimi iletmeye karar vermiştim. Fazla üzülmeye gerek yok, dışarıdan bile olsa görmek güzeldi deyip, adımlarımı tekrar metro istasyonuna yönlendiriyorum. Şimdiki amacım, Kurtarıcı İsa Katedralini görmek. Bunun içinde Kropitskaya istasyonunda iniyorum, Metrodan çıkar çıkmaz, katedral tüm ihtişamıyla ve büyüklüğüyle karşıma çıkıyor. Bunun da ilginç bir hikayesi var. Eski Katedral, Stalin kardeş tarafından bir Sovyet Sarayı yapılmak üzere havaya uçuruluyor. Bu gördüğüm katedral 1997 yılında bitirilmiş.İçeri giriş gene akşam olması nedeniyle herhalde kapalı. Ama üzerinde harika heykeller var. Heykelleri seyrederek çevresini dolaşırken Katedral bana çok güzel bir sürpriz yapıyor. Arkasında Moskova Irmağı ve üzerinde trafiğe kapalı harika bir köprü var. Turumu tamamladıktan ve Katedrale ait hediyelik eşyacıdan dayanamayıp Neşe'ye bir çan daha aldıktan sonra o köprünün üzerinden dondurucu soğuğa rağmen karşıya yürüyorum. Köprünün başlangıcında bir katedral bana bir hediye daha veriyor. Moskova'nın belki de en güzel manzaralarından biri karşımda duruyor şimdi. Kıvrılarak giden ırmak ve karşıda harika ışıklandırılmış Kremlin ve Kızıl Meydan manzarası var. Sabredip köprünün ortasına kadar yürüyüp en güzel açıdan fotoğraflarını çekiyorum. Karşı tarafta gece kulüpleri , barlar ve lüks restoranlar var. İşim olmaz. Onlar, Neşe'yle yapacağımız tura saklı kalsınlar. Bu arada dün bahsettiğim tekne gezilerinin başlangıç noktası da buradaki iskele galiba. Öyle anlaşılıyor.

Ben geriye dönüp Irmağın Katedralden tarafına geçiyorum.Tiyatro meydanına,Kızıl Meydanı kerteriz alarak   yürüyeceğim. Yaklaşık 1 km.lik bir mesafe bu.Çünkü sabah aksi gibi beremi otelde unuttum ve başım donuyor. Orada ki alışveriş merkezini hem bayan okuyucuların için gezmek , fiyatlar hakkında bilgi vermek, hem de kendime bir bere almak istiyorum. Yol üstünde ki, metro çıkışlarında yer alan büfelerden de , bir çok Moskovalı gibi karnımı doyuracağım. Hem ucuz hem de çok lezzetliler. Yolda gene bir sürü tiyatro ve üniversite binası, şık restoranlar, otellerden geçip Tiyatro meydanında ki alışveriş merkezine geldim. Burada da alışveriş merkezleri tıpkı bizim gibi. Ancak, bizde olmayan bir şey hemen dikkatimi çekiyor. Koridorlarda bir sürü kozmetik kioskları var ve bayanlar burada manikür yaptırıyorlar. Sizler için bir kaç fiyat aldım. Bakın bakalım nasıl? Karşılaştırma yapmanız için, bizde ki markalardan başlayayım. Unutmayın 1 usd = 30 ruble.
Bershka: Kazaklar 2.000 - 1.400 ruble arası, Elbise'ler 1.800 ruble, Zara : Taytlar 1.500 ruble, çok güzel örgü elbiseler 1.000 ruble, ç.izme 2.000 ruble, Kabanlar 6.000 ruble civarı, ayakkabılar 2.000 ruble civarı. Diğer mağazalarda da fiyatlar üç aşağı beş yukarı aynı. Fikir edindiniz herhalde.

Alışveriş Merkezinden çıkıp Metro İstasyonuna yürürken dikkatimi geçen gün Kızıl Meydan'da gördüğüm prefabrik inşaatttan gelen müzik sesi çekiyor. Oraya doğru adımlarımı yönlendirdiğimde , en istediğim şeyin hem de Kızıl Meydan da gerçekleştiğini görüyorum. Açık havada paten yapan ruslar. Meğer o alana paten pisti kuruluyormuş. Yılbaşı müzikleri eşliğinde paten yapan Rusları seyrediyorum. İçim mutlulukla dolu.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder