11 Kasım 2011 Cuma

seyahat öncesi

Yıllar önce Ferit Edgü'nün bir yazısında okumuştum.Hangi bağlamda söyledi şimdi hatırlamıyorum. Ama şöyle diyordu. Bir dağ manzarasının salondaki pencereden gözükmesini mi istersiniz yoksa onun içinde yer almak mı? Ben kendi seçimimin genellikle,o dağ manzarasının içinde yer almak değil de pencereden gözükmesini yeğleyenlerden olduğumu düşünüyorum. Ama gene de , sıkıcı bir iş seyahati bile olsa, ilk kez bir ülkeye gidecek olmanın heyecanlandırmadığını söyleyemem. Hele o ülke geniş coğrafyasıyla Rusya olursa.
Yolculuğumuz , Çeçenistandan başlayacak Grozni ilk durağımız. Sonra Dağıstan'a Mahaçkala'ya gideceğiz. Daha sonra Krasnodar, Volvograd,Samara, Moskova,St.Petersburg ve dönüş.
Gerek iş arkadaşlarımın gerekse de yakın arkadaşlarımın Rusya deyince "ooo nataşalar ha!.." demesine artık kızmaya başladım. Neden, Dostoyevski'yi, Turgenyev'i, Puskin'i ,Lenin'i, Stalin'i, Troçki'yi vb. daha bir çok şair,romancı vd.sanatçıyı değilde nataşaları hemen anımsıyorlar artık kızmaya başladım.
Bunun üzerine Rusya seyahatimi yazmaya karar verdim. Aslına bakarsanız bu seyahat bir iş seyahati değilde yalnızca turistik bir seyahat olsaydı; elime Budala'yı,Suç ve Ceza'yı, Karamazov kardeşler'i, Kumarbaz'ı alır, bir otelin kafesine oturur hem okur hem de arada gezerdim. Ama öyle değil. Güzel olan tek yanı , Rusya seyahatimizin büyük kısmını trenle yapacak olmamız ve trende geçecek zamanlarda kitap okuyabilecek olmam. Rusya'da trene binmek deyince, benim aklıma hemen Budala'da Prens Mişkin'in Avrupa'dan memleketine dönmesi geliyor.Bkalım neler göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder